Çocuklarımız En Değerli Emanetimiz 

Her çocuk sosyal bir ortama doğar. Ve hayata yeni adım atan çocuk, hayatı boyunca birbirinden farklı ama birbirine bağlı birçok sosyal ortamda yaşar. Bu sosyal ortamların ilki ana rahmidir.

Kur’an-ı Kerim’den edindiğimiz ilmi/evrensel bilgiye göre insan bilgiyi doğuştan elde etmez. Ana rahmine hiçbir şey bilmeden düşer; ama bilgiyi elde etme kapasitesine sahip olarak dünyaya gelir.

İnsan, var olurken dokuz ay gibi bir zaman zarfında ilk iletişimini anneyle kurar. Ardından ikinci sosyal ortamı olan aile ile karşılaşır. Eğer yetimhaneye veya benzeri bir koruyucuya bırakılmadıysa insanın hayata adım atmasındaki en önemli ve en temel sosyal ortamı, ailesidir. İnsan ilk bilgisini, ilk deneyimlerini kendisine bakan, onu koruyup gözeten en yakın çevresinden elde eder.  Dolayısıyla aile ile ilişki, insanın hayata gözlerini açtığı andan itibaren başlar ve sürekli gelişir.

Bu nedenle de çocuklarımız Allah’ın bizlere birer emanetidir. Bu emaneti korumak, yetiştirmek, onu yaratılışına uygun ve doğasıyla ters düşmeyecek bir biçimde geleceğe hazırlamak da biz yetişkinlerin sorumluluğudur.

Her birimiz çocuklarımızı iyi görmek, iyi yetiştirmek isteriz. Bunun için de çocuğun en yakın örneği olan biz anne ve babalar, iyi olmak, doğru yol üzerinde bulunmak ve üretici olmak zorundayız.

Ve çocuğu sosyalleşmeye hazırlayacak olan üçüncü evre, onun yaşdaşlarıyla iletişim ve paylaşım ortamlarına ihtiyaç duyma süreciyle birlikte ortaya çıkar. Böylece çocuklarımız için özellikle modern şehirlerde 3 yaşından itibaren anaokulu veya kreş ihtiyacı belirginleşmeye başlar.

Bizler bu ihtiyaçtan yola çıkarak çocuklarımızın eğitimde, arkadaşlıkta, sporda, gezi ve eğlencede beraberce doğruları öğrenmenin, doğruları paylaşmanın ve doğruya yönelmenin en iyi araçlarını ararız. Çocuğumuzun gelişen yaş evrelerine göre eğitiminin önemi ve bunun için doğru seçimlerimizin değeri bizleri kaçınılmaz arayışlara sevk eder.

Çocuğumuzu eğitirken fıtratıyla/doğasıyla bağdaşmayan lüzumsuz yüklemelerden uzak; fıtri, pedegojik ve değer temelli doğrularla donanımlı bir birikim ve tecrübeyle kuşatıp yönlendirebilmek önemli bir görev ve erdemdir. Bizler 2013-2014 eğitim-öğrenim yılında ÖZGÜR ÇOCUK EVİ’nde bu görevi ve erdemi paylaşma çabası içinde olmaya çalışacağımızı belirtmek isteriz.

Çaba bizden, değerlendirmek sizden…

 

Zehra Ç. TÜRKMEN

Özgür Çocuk Evi Yöneticisi

Duyurular

Sayın Velimiz, 24 Nisan Perşembe Günü Saat: 11.00 – 12.00 arasında Psikolog Elif Demirer’in “ÇOCUK VE SALDIRGANLIK” Başlıklı seminer sunumu olacaktır.

Ayın Öğrencisi

İŞTE Webim

Yemek Listemiz